cocuk-sagligi-asi-nedir

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

  • Çocuk Muayeneleri
  • Çocuk Gelişimi ve Takibi
  • Beslenme Bozuklukları
  • Bebek ve Çocuk Aşıları ile takibi

Bebekler Neden Ağlar?

GAZ SANCISI
Erken dönemlerde , özellikle 0-4 ay döneminde bebeklerin sindirim sistemi tam gelişmemiş olduğundan gaz şikayeti olabilir.Karın ağrısı var hissi uyandıracak şekilde ayaklarını kendine çeker bu ağrı türüne kolik adı verilir ve 4-5 aylık olunca bebekler rahatlar.Anne sütü ile beslenen bebeklerde , annenin aldığı besinlere ve içeçeklere özen göstermesi gerekir.
İSHAL
Bakteriyel ve viritük enfeksiyonların neden olduğu bilinen ishal bebeklik döneminde en sık rastlanan hastalıklardan biridir.İshalin en önemli belirtileri ; sulu dışkı , midede gaz toplanması, önemli miktarda su ve mineral kaybına yol açan kusmalardır.

KABIZLIK

Anne sütüyle beslenen bebekler genellikle yumuşak kıvamda dışkı yaparlar. Kakak , sarı-yeşil kıvamda ve birazda sulu olabilir.Kıvamlı parçalar içermiyorsa ve miktarı fazla değilse normaldir.Bebeklerin dışkılarını yapmaları sırasında yüzlerinin kızarması ve zorlanmaları normaldir.Günde 5-6 defa ıslak bezinin olmasıda yeterli sıvı aldığının göstergesidir.Ancak keçi kakası gibi sert ve taneli dışkılanma , kabızlık göstergesidir

Bebeğinizin Bakımı

BEBEĞİNİZİ NASIL TUTACAKSINIZ?
Boyun kasları henüz yeterince güçlü olmadığından , bebek üç aylık olana kadar başını dik tutamaz.Kucağınızdayken, sırtını ve başını kollarınızla desteklemeyi unutmayın. Bebeğinizi dikkatle kucağınıza aldığınız zaman, kol bacaklarını serbestçe hareket ettirmek isteyeceğini aklınızdan çıkarmayın.
BEBĞİNİZİ UYKUSU
Karnı doyan , altı değiştirilen , yıkanan ve giydirilen bebek , günün büyük bir bölümünü uykuda geçirir.Yalnız beslenmek için günde 5-7 defa uyanır.İlk birkaç aydan sonra genelde tüm geceyi uyuyarak geçirmeye alışır. Sabahları erken uyanıp , gün boyunca gün boyunca birkaç defa uyur.Bebekler birkaç ayına girince ortalama 14,5 saat uyurlar .Bebğinizin uykusunu düzenlemek sizin elinizde

*Bebeğinizin uyuması için rahat bir ortam hazırlayın .Oda ısısı ne çok sıcak nede çok soğuk
olmalıdır.Bebeğinizin üstü örtülmelidir,
*Bebeğinizin beslenme saatinden hemen önce , bez değiştirme saatine az zaman kala, konuk beklediğiniz zamanlarda yada uykusunun engellenebileceğini düşündüğünüz belli ortamlarda uyuklamasına izin vermeyin.

HARAKET VE UFAK GEZİNTİLER
Her sağlıklı bebek serbestçe hareket etme arzusuna ihtiyaç duyar.Kollarını rahatça oynatması, bacakları ile sağa sola tekmeler atması onun kaslarını güçlendirir.Bu tür hareketler kan dolaşımını ve metobalizmayı da olumlu yönde etkiler.Kollarını ve bacaklarını rahatça hareket ettirebilmesi için bebeğinizi hafif giydirmeye ve üzeri ağır örtülerle örtmemeye özen gösterin
Bebeğinizi güneşe çıkarmayı ihmal etmeyin, amam onu güneşte bıraktınığınız süreye çok dikkat edin, yeterli sürede güneşte kalması onun güneş ışınlarındaki D vitamininden yaralanmasını sağlayacaktır.

BEBEĞİNİZİN BANYOSU
Bebbeğinizin banyo saatlerini ayarlamak sizin elinizde . Sabah uyumadan önce , akşamları ise daha rahat uyuyabilmesi için yatırmadan önce onu yıkayabilirsiniz. Bebbeğinizin yıkandığı oda sıcaklığı 26 dereceden az olmamalıdır. BEBEK SIRT ÜSTÜ YATIRLIR. ÜZERİ BOYUNA KADAR ÖRTÜLÜR. SADECE YÜZ KISMI AÇIK KALIR. BAŞI GERİYE DOĞRU EĞİLEREK YIKANIR DAHA SONRA YÜZÜ SABUNLU PAMUKLA SİLİNİR.ENSON OLARAKDA ÜZERİNDEKİ HAVLU AÇILIR VE VUCUDU YIKANIR. BÖYLECE BEBEKLER YIKANMAKTAN KORKMAZ , İRKİLMEZ VE AĞLAMAZLAR

BEBEĞİNİZİN SAĞLIĞI
Bebeğinizin bedensel ve ruhsal gelişiminin sağlıklı sürmesi için , onu düzenli bir şekilde doktora götürünüz.Bebeğinizin davranış ve gelişmesi ile ilgili kuşkularınızı derhal doktorunuza bildiriniz.

Bebeğinizin Gelişimi

1. ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz:
- Düz bir yüzeye yatırıldığı zaman kafasını kısa süreyle de olsa kaldırabilmelidir.
- Yüze odaklanabilmelidir.
- Çıngırağa bir şekilde yanıt verebilir.
- Yüzünün 15 cm üzerinde hareket ettirilen nesneyi orta hatta kadar takip edebilir.
- Karnının üstündeyken kafasını 45 derece kaldırabilir.
- Ağlama dışında sesler de çıkartabilir.
- Sizin gülüşünüze gülücükle yanıt verebilir.

2. ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz:
- Gülücüğünüze gülücükle karşılık verebilir
- Yüzünden 15 cm kadar uzaklıktaki bir nesneyi ortaya kadar takip edebilir
- 1,5 aylık olduğunda çıngırağa belli bir şekilde karşılık verebilir
- Ağlama dışında sesler çıkartabilir
- Karnının üzerindeyken başını 45 derece yukarı kaldırabilir
- Dik oturtulduğunda kafasını dik tutabilir
- Karnının üzerindeyken kollarıyla göğsünü kaldırabilir
- Yuvarlanabilir
- Bir nesneye uzanabilir
- Bazı küçük nesnelere dikkat gösterebilir

3. ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz ;
- Karnının üzerindeyken kafasını 45° yukarı kaldırabilir
- Yüzüne 15 cm uzakta bulunan nesneyi başından sonuna kadar takip edebilir.
- Yüksek sesle güler
- İki elini kavuşturabilir
- Karnının üzerindeyken kafasını 90° yukarı kaldırabilir
- Kendiliğinden güler
- Memnuniyetten çığlıklar atabilir
- Dik oturtulduğu zaman kafasını dik tutabilir
- Bir yana yuvarlanabilir
- Parmaklarının ucuna oyuncak tutuşturulduğunda onu kavrayabilir.
Dikkat : Ziyarete gelenleri bebeğin öpülmemesi konusunda uyarın. Sürekli çekilen fotoğraflar, flaşlar nedeniyle gözlerini rahatsız edebilir. Bunun dışında, el yıkamanın önemini ziyaretçilerinize de anlatın ve dışarıdan gelen herkesten, bebeği kucaklarına alacaklarsa ellerini yıkamasını rica edin. Mümkünse, bebeğin az sayıda kişinin kucağına gitmesi iyidir. Bunun dışında, hava uygun olduğunda giyimine dikkat ederek dışarı çıkarmanızda sakınca yoktur. Ancak kalabalık ve kapalı mekânları tercih etmeyiniz.

4. Ay

Bu ay sonunda bebeğiniz;
- Karnının üzerindeyken başını 90° kaldırabilir
- Yüksek sesle gülebilir
- Dik durumdayken başını tutabilir
- Karnının üstünde yatarken kollarından destek alarak göğsünü kaldırabilir
- Bir tarafa doğru yuvarlanabilir
- Parmaklarına değdirilen bir çıngırağı ya da oyuncağı yakalayabilir
- Bir üzüm veya küçük nesnelere dikkat edebilir
- Bir nesneye ulaşabilir
- Neşe ile çığlıklar atabilir
- Ellerinden tutulup oturtulduğunda başını gövdesiyle aynı seviyede tutabilir
- Anne sesinin geldiği yöne doğru dönebilir
- A-guu gibi ya da benzeri sesli sessiz kombinasyonları çıkartabilir

5. Ay

Bu ay sonunda bebeğiniz;
- Dik durduğunda başını düz tutabilir
- Karnının üstünde yatarken kollarından destek alarak göğsünü yerden kaldırabilir
- Bir tarafa doğru yuvarlanabilir
- Küçük bir nesneye dikkat edebilir
- Kendiliğinden gülümseyebilir
- Parmaklarının uçlarına ya da arkasına değdirilen bir çıngırağı kapabilir
- Bacaklarının üstüne bir miktar ağırlık verebilir
- Ellerinden çekilerek oturtulduğunda başını gövdesiyle aynı seviyede tutabilir
- A-guu ve benzeri sesler çıkartabilir
- İnsan sesine doğru dönebilir

6. Ay

Bu ay sonunda bebeğiniz;
- Oturur duruma doğru çekildiğinde başını gövdesi ile aynı seviyede tutabilir
- A-guu veya benzeri ses kombinasyonları çıkartabilir.
- Dik tutulduğunda bacakları üzerine bir miktar ağırlık verebilir
- Yardımsız olarak oturabilir (6,5 aylık)
- Birisine veya bir eşyaya tutunabilir
- Kendi kendine bir kraker yiyebilir
- Oyuncağını aldığınızda itiraz edebilir
- Düşen bir nesneyi arayabilir

8. Ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz;
- Ayakta tutulduğu zaman bir miktar ağırlığını bacaklarına verebiliyor olmalıdır
- Bir kraker parçasını kendi başına yiyebilmelidir
- Bir oyuncağı ya da nesneyi bir elinden diğerine geçirebilmelidir
- Duyduğu seslere doğru dönebilmelidir
- Bir kişiye ya da cisme tutunarak ayakta durabilmelidir
- Bir oyuncağını almak istediğinizde itiraz edebilir
- Ulaşamayacağı bir oyuncağı almak için uğraşır
- Karın üstü yatarken oturur hale geçebilir

9. Ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz;
- Uzaktaki oyuncağı yakalamaya çalışabilir
- Düşen nesneleri takip edebilir
- Oturur pozisyondan ayağa kalkabilir
- Yüzükoyun pozisyondan oturur duruma geçebilir
- Oyuncağını aldığınızda geri ister
- Birisine ya da bir şeye tutunarak ayakta durabilir

10. Ay

Bu ay sonunda bebeğiniz;
- Birisine ya da bir şeye tutunarak ayakta durabilir
- Oturur durumdayken kalkabilir
- Bir oyuncağını almaya çalıştığınızda karşı koyacaktır
- Rast gele "anne" ya da "baba" der
-"ce" oyunu oynar

11. Ay

Bu ay sonunda bebeğiniz;
- Yüz üstü yatarken oturur duruma geçebilir
- Küçük bir objeyi parmaklarını kullanarak kaldırabilmelidir
- "hayır" kelimesini anlamalıdır, fakat her zaman buna uymaz
- El çırpma oyunu oynayabilir ya da el sallayabilir
- Eşyalara tutunarak yürüyebilir
- Anlık olarak ayakta durabilir
- Anne ve baba dışında bir kelime de söyleyebilir

12. Ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz:
- Eşyalara tutunarak yürüyebilir
- Bir bardaktan kendi başına bir şeyler içebilir
- İsteklerini ağlamadan gösterebilir
- Top oynayabilir
- Kendince garip bir dilde konuşabilir7. ay

Bu ayın sonunda bebeğiniz;
- Yardımsız olarak oturabilir
- Kendi kendine bir kraker yiyebilir
- Dik tutulduğunda bacakları üzerine bir miktar ağırlık verebilir
- Oyuncağını aldığınızda itiraz edebilir
- Bir elinden diğerine bir nesneyi geçirebilir

Aşı Nedir?

AŞI NEDİR?
İnsanın yaşamasını sağlayan ve dış zararlı etkenlere karşı koyan vücudun savunma sistemine "bağışıklık sistemi" adı verilmektedir.

Vücudumuz kendi yapısını çok iyi tanımakta ve kendisine yabancı olan her türlü mikropları ayırt edebilmektedir. Vücut, kendisine yabancı mikropların yapısını tanımladıktan sonra bu yapıları etkisiz hale getirebilecek savunma cisimcikleri (antikorlar) yapar. Mesela, kızamık geçiren bir çocuk bu nedenle yaşamı boyunca bir daha kızamığa yakalanmamaktadır. Ancak bir kez geçirildiğinde bile ağır seyreden ve ölüm, sakatlık, zeka geriliği gibi ciddi sonuçlara neden olabilen hastalıkların varlığı söz konusu olduğunda kişileri bu hastalıklardan korumanın ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Hastalıklardan korunmada n etkin, en güvenli ve en ucuz yöntem kişilerin aşılanmasıdır.

İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların hastalık yapma kudretlerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırılarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere "aşı" denilmektedir. Aşı, kişileri hastalıklardan ve hastalıkların kötü sonuçlarından koruyabilmesi için, sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.
Oluşan antikorlar vücutta uzun süre kalırlar ve bu süre içinde aynı mikrop vücuda tekrar girerse, bu mikrobun hastalık oluşturmasına fırsat vermeden ortadan kaldırılmasını sağlarlar. Herhangi bir aşının koruyucu etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılması şarttır. Zira aşıların çocuklara hastalıklara yakalanma riskinin en yüksek olduğu dönemlerden önce yapılması gerekmektedir.

Başlıca aşı tipleri şunlardır;

Canlı aşılar : Aşı içerisindeki mikroorganizma canlı olmakla birlikte vücut için tamamen zararsız hale getirilmiştir. Verem, kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşıları buna örnektir.
Ölü aşılar : Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürülmüştür. Ancak vücudu uyararak antikor dediğimiz koruyucu maddelerin yapılmasını sağlayacak özellikleri korunmuştur. Boğmaca aşısı buna örnektir.
Subünit aşılar : Aşıda kullanılan mikroorganizmalar öldürüldükten sonra parçalanır. Bu parçalardan vücudu uyararak koruyucu antikorların yapılmasını sağlayacak parçalar, aşı yapımında kullanılmaktadır. Örnek olarak Hepatit B ve Grip aşıları verilebilir.
Toksoid aşıları : Bu tür aşılarda mikroorganizmaların kendileri kullanılmaz. Bazılarının ürettiği zehirler çeşitli kimyasal maddelerle işlenir ve hastalık yapıcı etkileri yok edilerek aşı yapımında kullanılır. Tetanoz ve difteri aşıları bu tip aşılardır.

Günümüz modern teknolojisi ile üretilen aşılarda yan etki olasılığı hiç yok denecek kadar azaltılmıştır. Aşı uygulandıktan sonra çok nadir olarak vücutta ve aşı yerinde bir takım yan etkiler oluşabilir. Bu yan etkiler çok nadir olmakla birlikte genellikle çok yüksek ateş, aşı yerinde ağrı ve kızarıklık şeklindedir. Bu yan etkiler genelde kısa süreli olup doktor tedavisi gerektirmezler ve annelerin basit önlemler almasıyla kolaylıkla ortadan kaldırılabilir. Aşı uygulaması sonrasında çok nadir olmakla birlikte aşı bileşiminde bulunan maddelere karşı oluşan alerjik ve sistemik reaksiyonlar görülebilmektedir. Ancak bu reaksiyonlar, hastalığın oluşması ile ortaya çıkabilecek ağır sonuçların yanında mukayese edilemeyecek derecede önemsiz kalmakta ve çok daha hafif olmaktadır.

Aşıların yapılmasını engelleyecek faktörler çok kısıtlıdır. Halkımız tarafından inanılan ve bu nedenle çocukların aşıya götürülmesini engelleyen hafif ateş, ishal gibi durumların bir engel teşkil etmediği artık bilimsel araştırmalar ile kanıtlanmıştır.

Biyolojik ürünler olarak bilinen aşı, serum ve bazı kan ürünleri, ısı, güneş ışığı, donma gibi dış etkenlerden kolayca etkilenip zarar görebilirler. Aşıların saklanmasında en ideal ısı +2 c ile +8 derece arasındaki buzdolabı raf ısısıdır. Çocuğunuz için eczaneden aşı alırken buz aküsü ile almaya özen gösteriniz.

Çocukluk döneminin ağır ve ciddi hastalıklarından olan difteri, boğmaca ve tetanoz hastalıkları yapılan geniş aşılama çalışmaları ile önemli derecede ortadan kaldırılmış olmakla birlikte maalesef tüm çabalara rağmen bu hastalıkların kökü kazınamamıştır. Bu üç hastalık artık ender olarak görülse de hastalığın ciddiyeti, olumsuz sonuçları ve ölümlere yol açması bu hastalıklara karşı aşılanmanın önemini açıklamaktadır.

Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısı (3'lü karma aşı)
Karma aşılar, çocukları difteri, boğmaca ve tetanoz hastalıklarına karşı korumak için uygulanmaktadır. Yeni doğan bir bebek, yaşamının ikinci ayından itibaren 1 - 2 ay arayla 3 kez aşılanmalı ve ardından 18. ayda bir hatırlatma dozu yapılmalıdır. İlkokul 1. sınıfta ise boğmaca çıkarılarak, sadece difteri - tetanoz karma aşısı yapılmalıdır. (Bu dönemde ayrıca verem, çocuk felci ve kızamık - kızamıkçık - kabakulak aşıları uygulanmalıdır. ) Gelişen bilim ve teknoloji, çok sayıda hastalığa karşı tek enjeksiyon ile koruma sağlamaya yönelik yeni aşıları geliştirme çabasındadır.

Yukarıda sözü geçen aşılara ek olarak Hib menenjitine karşı da koruma sağlayan 5’li karma aşılar piyasada mevcuttur. 5’li karma aşı, difteri, boğmaca, tetanoz ve çocuk felcinin yanısıra, çocuklarda oldukça sık görülen Hib menenjitine karşı da koruma sağlar. Ayrıca bu aşı tek bir enjeksiyonla çocuğunuzu 5 hastalığa karşı korur; yani difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci ve menenjit başta olmak üzere hib kaynaklı enfeksiyonlara karşı bebeğinize defalarca aşı yapma yerine tek bir enjeksiyonla tüm bu hastalıklara karşı korunma elde edebilirsiniz. Böylelikle hem çok sayıda aşı için defalarca doktora gitmek zorunda kalmazsınız, hem de defalarca çocuğunuzun canı yanmaz. Bebekler doğumu izleyen 2, 4 ,6 ya da 2, 3, 4'üncü aylarda karma aşılar ile aşılanmalı, 18. ayda ek bir hatırlatma dozu uygulanmalıdır.


Çocuk felci (poliomiyelit)

Çocuk felci hastalığının nedeni, polio virüsü denilen bir mikroptur. Çevre koşullarının kötü olduğu yerlerde suların, besinlerin mikroplu dışkı ile kirlenmesi ve kalabalık ortamlarda havaya yayılan mikropların solunmasıyla bulaşır.

Çocuk felci aşıları
Günümüzde çocuk felci hastalığına karşı kullanılan iki farklı aşı vardır;

1) İnaktive Çocuk Felci Aşısı:
- Enjeksiyon şeklinde uygulanır.
- Ölü aşıdır.
- Son derece güvenli ve etkin olması en önemli özelliğidir.
- Yaşamın ikinci ayından başlayarak 1 - 2 ay arayla toplam 3 doz enjeksiyon şeklinde uygulanır. Bebek 18 aylık olduğunda bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır.
- 5’li karma aşı içerisinde bulunan çocuk felci aşısı inaktivedir

2) Oral Çocuk Felci Aşısı:
- Ağızdan damla şeklinde verilerek uygulanır.
- Oldukça etkin bir aşı olmakla birlikte aşının verilmesi sırasında çocuğun kusması, tükürmesi ya da ishal olması gibi durumlarda olumsuz etkilenebilmektedir.
- Çocuk Felcine karşı toplumsal korunmanın sağlanmasında önemi vardır.

Hangi Çocuk Felci Aşısını Tercih Etmeliyiz?
İnaktive ve oral çocuk felci aşılarının arasında etkinlik açısından hiçbir fark yoktur. Aralarındaki tek fark oral aşı ile toplumsal korunmanın da sağlanmasıdır. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, oral çocuk felci aşısının özellikle ilk dozunda ortaya çıkabilen (750 bin çocukta 1 ihtimal) aşıya bağlı felç riskidir. Bunu önlemek için özellikle ilk dozlarda inaktive (enjeksiyon) formunun tercih edilmesi faydalıdır.

Hemofilus influenza tip b (Hib)

Hib (hemofilus influenza tip b ) 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen ve başta menenjit olmak üzere ölümle sonuçlanabilen birçok ağır hastalığa neden olan bir bakteridir. Hib kaynaklı enfeksiyonlar, 5 yaş altındaki her çocuk için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır, çünkü özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde vücudun kendini enfeksiyonlardan koruyan bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle çocuklar aşılanarak korunma altına alınmalıdır.

Hib menenjit aşısı
Hib aşısı, bebek iki aylık olduktan sonra bir veya iki ay arayla 3 doz uygulanmalı ve bebek 18 aylık olunca bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır. 6 aylık olmuş ve hala Hib menenjiti aşısı olmamış bebeklere 2 ay ara ile 2 doz ve 18. ayda tekrar doz ve 12 aylıktan büyük (1 yaşını doldurmuş) bebeklere Hib aşısı tek doz ve iki ay sonra tekrar dozu şeklinde uygulanmakta ve etkin bir korunma sağlamaktadır. Aşının, difteri, tetanoz, boğmaca karma aşısı ile birlikte, karıştırılarak aynı enjektör içerisinde ve aynı anda uygulanmasında herhangi bir sakınca yoktur. Aşının koruyuculuğu % 99 - 100 dür. Hib aşısı tek aşı olarak bulunabileceği gibi 5’li aşı içerisinde difteri, tetanoz, boğmaca ve inaktive çocuk felci aşısı ile birlikte beşli aşı formunda da üretilmektedir.

Kızamık, kızamıkçık, kabakulak

Çocukluk çağının sık görülen ve tahmin edildiğinin aksine ciddi boyutları olan ve bu hastalıklar sonucunda gelişen zatürre, kalp yetmezliği, görme ve işitme kaybı, kısırlık, beyin iltihapları ve benzeri komplikasyonlar nedeniyle bu hastalıklardan korunma büyük önem taşımaktadır.

Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı
Hastalık yapan bu üç virüsün zayıflatılması ve hastalık yapıcı etkilerinin ortadan kaldırılması yoluyla geliştirilen üçlü kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır. Tüm bebeklerin 9. aydan itibaren mutlaka en az bir doz kızamık aşısı almaları gerekmektedir. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, eğer bebeğe 9. ayda kızamık aşısı yapılmadıysa 12. aydan itibaren uygulanmalıdır. Fakat 9. ayda kızamık aşısı uygulanmışsa kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısının yapılma zamanı 15. ay olmalıdır. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı olan bebeklerde, nadiren aşıdan 5 ile 12 gün sonra hafif ateş ve bazı hafif deri döküntüleri olabilmekte ve bu belirtiler tedaviye gerek kalmadan 1 - 2 günde kendiliğinden iyileşmektedir.

Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, bu hastalıklardan herhangi birini geçirmemiş erişkinlere de uygulanabilir. Aşı yapılacak kişinin örneğin önceden bu hastalıklardan birini geçirmiş olması, bu üçlü karma aşının yapılmasını engelleyici bir neden değildir. Sadece hamilelere uygulanmaması gerekir.

Hepatit B

Hepatit b hastalığı karaciğerin iltihabına neden olan viral bir hastalık olup, hastalık bu virüsü taşıyan anneden bebeğe doğum esnasında bulaşabilmekte ve bebekte kronik hepatit adı verilen karaciğerin iltihaplanmasına, karaciğer yetmezliğine, siroz ve daha sonra karaciğer kanserine yol açmaktadır.

Hepatit B aşısı
Günümüzde geliştirilen modern aşılar sayesinde bu hastalığa karşı artık % 100'e yakın bir korunma söz konusudur. Hepatit B aşısı için geçerli şema 1 ay ara ile uygulanan 2 doz ve ilk dozdan 6 ay sonra uygulanan hatırlatma dozu şeklindedir. Bu aşılamanın tercihen bebek doğduğunda uygulanmaya başlanması önerilmektedir. Anne, babanın taşıyıcı olmadığı kesinlik taşıyorsa ilk dozun uygulanması 2. ayın sonuna kadar geciktirilebilir. Taşıyıcı anneden doğan bebeklerin tercihen doğduğu gün ya da ilk üç gün içerisinde mutlaka birinci doz aşıyı alması gerekmektedir.


Verem (tüberküloz)

Tüberküloz ya da halk arasında verem (ince hastalık) olarak bilinen ve her yaşta görülen bu hastalığın ağır ve ciddi sonuçları olabilmektedir.

Verem aşısı ( BCG )
Verem aşısı ( BCG ) doğumdan sonra 3. ay içerisinde tek doz şeklinde uygulanmalıdır. Daha sonra ilkokul 1. ve 5. sınıflar ile lise 3. sınıflarda BCG aşısı hatırlatma (rapel) dozu yapılmalıdır. Aşı omuz bölgesinden cilt içine özel bir iğne ile uygulanmaktadır.

Pnömoni (zatürre)

Pnömokok adlı bir bakteri tarafından oluşturulan zatürre, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

Pnömokok aşısı
Bu aşı 24 aylıktan büyük bebekler ile tüm çocuk ve erişkinlere önerilmekte, dalağı alınmış ya da bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere ise kesinlikle uygulanması gerekmektedir. Aşı tek doz şeklinde uygulanmakta ve daha sonra 5 yılda bir hatırlatma dozu yapılmaktadır.

Grip
Grip hastalığı genellikle sonbahar ve kış aylarında sıklıkla görülen; zatürre gibi çok daha ciddi hastalıklara ve hatta ölüme sebep olabilen bir hastalıktır. Tedavisi olmayan bu viral hastalıktan ancak aşı ile korunmak mümkündür. Grip hastalığının tüm topluma yayılmasında en önemli etken olan okul, işyeri, kreş, kışla gibi toplu yaşam yerlerinde bulunan kişilerin mutlaka aşılanması önerilmektedir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre 6 - 23 ay arası çocuklarda grip hastalığının çok ağır geçtiği saptandığı için 2002 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü, bu yaş grubundaki sağlıklı çocukların her yıl grip aşısı olmasını önermektedir.

Grip aşısı
Aşı Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl yenilenmekte ve o yıl salgın yapması beklenen grip tiplerini içermektedir. Grip aşısı kullanımında yaş gruplarına göre bazı farklılıklar vardır.
· 6 ay - 3 yaş arası çocuklarda: İlk kez yapılıyorsa bir ay ara ile 2 yarım doz uygulanır. Daha önce grip aşısı ile aşılanmış çocuklara 1 yarım doz yapılır.
· 3 - 9 yaş arası çocuklarda: ilk kez yapılıyorsa bir ay ara ile 2 tam doz uygulanır. Daha önce grip aşısı ile aşılanmış çocuklara 1 tam doz yapılır.
· 10 yaş üstü erişkin ve çocuklara her yıl tek doz uygulanmaktadır.


Suçiçeği

Su çiçeği döküntü ile karakterize, ciltte kalıcı sorunlar yaratan ve izler bırakan bulaşıcı viral bir hastalıktır.

Su çiçeğine karşı korunmanın yolu nedir?
Su çiçeğinden korunmanın yolu su çiçeği aşısı olmaktır. Aşılama, çocuk ya da erişkinlerin bu hastalığa karşı korunmasında son derece etkin ve güvenilir bir yoldur.

Su çiçeği aşısı hakkında bilinmesi gerekenler:
Su çiçeği aşısı, etkin bir bağışıklık ve aşılanmış kişilere uzun süreli koruma sağlamaktadır. Güvenilir ve iyi tolere edildiği kanıtlanmış olan bu aşı 12 aylıktan başlamak üzere her yaştaki insana uygulanabilir.


Hepatit A

Hepatit, halk arasında sarılık adıyla bilinen, karaciğerin harabiyeti ile karakterize bulaşıcı bir hastalıktır.

Kimler aşılanmalıdır?
Hastalığın bulaşma riski çocuklarda en yüksek düzeydedir ve bağışık olma olasılıkları en azdır. O nedenle küçük çocuklar aşılanmada öncelikli konumdadır.

Hepatit A açısından risk taşıyan aşağıdaki gruplarda yer alan erişkinlerin de aşılanması gerekir:
- Hepatit A’ nın sık görüldüğü bölgelerde yaşayan bireyler
- Kreş, yuva veya okula giden çocukları olan aileler ve bu kuruluşlardaki personel
- Gıda işinde çalışanlar; sağlık çalışanları
- Askeri personel
- Seyahat edenler
- Kronik Hepatit B, C veya diğer kronik karaciğer hastalığı bulunan kişiler
- Bakımevlerinde kalan kişiler ve bakıcıları

Aşılanma ne zaman yapılmalıdır?
Aşılama, 2 yaşından itibaren her zaman yapılabilir.
Özellikle küçük çocukları okula veya kreş, yuva, anaokuluna başlamadan önce aşılamak gerekir

Aşı Cetveli

asi-takvimi

Grip Aşısı

GRİP AŞISI

Sonbahar mevsiminde özellikle de çocuklarda sıklığı artan hastalıklar arasında gribal enfeksiyonlar, farenjit, sinüzit, bronşit ve zatürre geliyor. Acıbadem Kocaeli Hastanesi’nden Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Kaya, bu hastalıkların mevsim geçişlerinde ısı farklarının çok olduğu sonbahar aylarında arttığını söyledi.

GRİBAL ENFEKSİYON SONBAHARDA BAŞLIYOR

En sık rastlanan üst solunum yolu enfeksiyonudur. Mevsim geçişlerinde, kapalı ortamlarda hızla yayılırlar. Çocuklarda ortaya çıkan şikayetler 2-3 haftaya kadar uzayabilir.

Gribal enfeksiyonlar şu belirtilerle ortaya çıkıyor:

- Burun tıkanıklığı
- Kuruma
- Önce şeffaf sonra yeşilimsi hale gelen burun akıntısı
- Önceleri hafif ateş
- Halsizlik, kırgınlık
- İştahsızlık, yorgunluk
- Eklem, kas ağrıları
- Balgamlı öksürük

EYLÜL-EKİM AYINDA GRİP AŞISI YAPILMALI

Viral bir hastalık olduğundan gribal enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmanın bir faydası yok. Tedavi de şikayetlere göre yapılıyor. Ateş düşürücüler, ağrı kesiciler, vitamin takviyesi, buhar banyoları, dinlenme öneriliyor. Ateş çok yüksek seyrederse, koyu burun akıntılarında şikayetler uzun sürerse antibiyotik kullanmak gerekebiliyor. Bunun dışında temel tedavi, vücut direncini yüksek tutmaktan geçiyor Asıl tedavinin koruyucu tedavi olduğunu belirten Dr. Ali Kaya, grip aşısının grip sezonu açılmadan eylül-ekim aylarında tez doz olarak altı aylıktan büyük her çocuğa yapılabileceğini belirtiyor. Eğer çocukta çok sık gribal enfeksiyon görülüyorsa, şikayetler uzun sürüyorsa, her seferinde antibiyotik kullanılması gerekiyorsa, farenjit, bronşit gibi komplikasyonlar gelişiyorsa veya anne babanın eve gribal enfeksiyon getirme ihtimali yüksekse, (anne baba hemşire, doktor, öğretmen gibi) grip aşısı mutlaka öneriliyor.

FARENJİT, BOĞAZDA YANMA VE AĞRIYLA BAŞLIYOR

Boğazın arka duvarında görülen mikrobik bir iltihapla oluşuyor. Belirtileri arasında şunlar var:

- Boğaz ağrısı
- Yanma hissi
- Yutkunmada zorluk
- Ateş
- Ses kısıklığı

Hastalığın tedavisinde, boğaz kültürü alınarak mikrobik olup olmadığı tesbit ediliyor. Test sonucuna göre, antibiyotik tedavisi şekillendiriliyor. Üstelik kültürde mikrobun cinsi ve hangi ilacın kullanılacağı da belli oluyor. Hatta tedavi sonrası kontrol kültürü ile tedavinin başarısının araştırılması gerekiyor. Korunma, boğaz enfeksiyonu geçirdiğini bildiğiniz kişilerden çocukları uzak tutmakla mümkün oluyor. Yakın teması engellemek, çocukları kapalı, havasız ortamlardan uzak tutmak da bir çözüm.

SİNÜZİT OLMAMAK İÇİN SAÇINIZI KURULAYIN

Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrasında oluşuyor. Kafa kemiklerinin içindeki boşlukların enfeksiyonu olarak biliniyor.

Belirtileri arasında şunlar var:

- Sürekli devam eden baş ağrısı (alında ve yanaklarda)
- Burun akıntısı

Hastalığın tedavisi hakkında bilgi veren Dr. Ali Kaya, “Kemiklerin içindeki boşlukların havalandırılması için, tıkanıklığı giderici ilaçlar, iltihaba karşı antibiyotik daha ileri safhalarda ise cerrahi müdahale gerekiyor” dedi. Sinüzit çok kolay tekrarladığı için, koruyucu tedavi büyük önem taşıyor. Yüz kemiklerinin soğuğa karşı korunması gerekiyor. Terleme sonrası soğuğa maruz kalmak, spor aktivitelerinden sonra, saçların iyice kurulanmadan dışarı çıkılması temel etken. Kışın soğuk havalarda koruyucu başlık kullanılması önemli.

İKİ AYLIKTAN BÜYÜK ÇOCUKLARA ZATÜRRE AŞISI

Zatürrenin en sık görülen nedenleri arasında alt solunum yolu enfeksiyonları geliyor. Akciğer içindeki küçük kesecikler iltihap ile doluyor. Zatürrenin en sık nedenleri, bakteriler ve virüslerden kaynaklanıyor. Belirtileri şöyle:

- Ateş
- Titreme
- Öksürük
- Balgam çıkarma
- Göğüs ağrısı
- Halsizlik
- Kırıklık
- İştahsızlık

Tedavisinde, bakteriyel ise antibiyotik kullanılıyor. Viral ise detekleyici tedavi yeterli. Antibiyotiklerin erken kesilmemesi gerekiyor. Şikayetler geçse bile doktorun söylediği süreye uyulması önemli. Ağrı kesiciler, ateş düşürücüler, balgam söktürücüler de tedavide kullanılıyor. Korunmada, genel koruyucu tedbirlerin yanında, zatürre aşısı özellikle öneriliyor. Zatürre aşısı iki aylıktan büyük her çocuğa uygulanabiliyor.

Grip Deyip Geçmeyin, Aşı Yaptırın

Grip, etkeni virüs olan bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. İnsanlarda salgınlara neden olan iki tip grip virüsü bulunuyor. İnfluenza A ve İnfluenza B. Virüsün yüzeyindeki bu antijenlerin mutasyona uğramasıyla yeni İnfluenza virüs tipleri ortaya çıkıyor. Bu nedenle her yıl farklı virüs tipleri ile salgınlar oluşabiliyor.

Grip virüsünün uğradığı sık antijen değişikliği nedeniyle grip aşısının bileşiminde her yıl ayarlamalar yapılıyor. Dünya Sağlık Örgütü 1947 yılından beri Küresel Grip Programı uyguluyor.

Toplu yaşanılan yerlerde kolayca bulaşıyor.

Sema Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Çaşkurlu, grip, öksürük ve hapşırıkla etrafa saçılan mikropların hava yolu ile alınmasıyla, hasta kişiler ile direkt temasla, hasta kişilerin ağız burun akıntılarıyla temas etmiş eşyalar ile bulaşır. Hasta kişiler ile aynı ortamda bulunan insanlara kolayca bulaşabiliyor. Bu nedenle grip ev, okul, işyeri, kreş gibi toplu yaşanılan yerlerde kolayca bulaşabilir dedi.

Grip belirtileri genellikle soğuk algınlığı ile karıştırılıyor. Grip de genellikle ateş, baş ağrısı, öksürük, adale ağrıları nadiren de olsa burun tıkanıklığı, hapşırma, boğaz ağrısı görülüyor. Belirli bir süre sonra hastaların birçoğunda sonlanıyor. Öksürük ve halsizlik bazen 2 haftadan uzun sürebilirken, bazı kişilerde grip hastalığı mevcut olan bir sağlık sorununu alevlendirebiliyor. Bazı hastalarda zatürree, bronşit gelişebiliyor. Sağlıklı kişilerde genellikle ciddi sorunlara yol açmayan grip, kalp, akciğer hastalığı ve diabet gibi altta yatan başka bir hastalığı olanlarda ciddi seyredebiliyor.

Gribe bağlı ölüm riski sağlıklı erişkinlere göre 65 yaşından büyüklerde, küçük çocuklarda, sağlık sorunu olanlarda daha fazla karşımıza çıkıyor.

Dünya Sağlık Örgütü Öneriyor.

Gripten korunmada aşılama yapılması Dünya Sağlık Örgütü tarafından öneriliyor. Her yıl salgınların arttığı dönem öncesinde yüksek riskli kişiler bu hastaların temas ettiği kişilerin ve sağlık personelinin aşılanması gribin yayılmasını, griple ilgili ortaya çıkan problemleri azaltabiliyor.

Aşılama yapıldığında salgın yapan virüsün aşı içeriğindeki virüsle benzer olması durumunda %70–90 oranında koruma elde edilebiliyor.

Grip aşısı ise Eylül-Ekim aylarında yapılmalıdır.

Tüm hakları saklıdır. © 2014 Yaşam Tıp Merkezi | Web Tasarım: Ayke Bilişim
Adres: Doğu Mah. Lokman Hekim Cad. No:15/A Pendik - Tel: (216) 491 35 07 - 08